Pis Kaldırım

IMG_2833

Pis Kaldırım

Sanırım bir çok kişi rastlamıştır bir çocuk mesela kaldırıma takılıp düştüğünde ve özellikle ağladığında “pis kaldırım, bak şimdi ben onu döveceğim” tarzı ifadelerle çocuğu o anlık susturmak amacıyla kaldırımı döven yetişkinlere. Ben bugün şahit oldum mesela. Kaldırım sadece bir örnek. Bunu çocuk kazara canını acıttığında, duruma eşlik eden her türlü nesne vb. olarak genelleyebiliriz.Kimi zaman bir sehpa olur, kimi zaman halının kenarı, ya da dokunmaması gerektiğini bildiği halde çocuk olduğu ve doğasında keşfetmek olduğu için dokunduğu sıcak bir nesne olabilir. Çocuk bazen sadece kendi ayağı takılır düşer, hızlı koşar düşer, bir şeyi iter-çeker devirir.Bu onun suçu değildir, çocuk olmanın doğasında vardır ama incinmesine sebep olan başka bir şeyin suçu da değildir.

Peki o an çocuğu rahatlatmak için suçu başka bir şeye yüklemek neden yanlıştır ?
Çünkü bu sayede çocuğa “başına gelen şeyler dışsal faktörlerin suçu ve kontrolünde” yani “sen sorumlu değilsin” demiş oluruz. Bu mesajı alan çocuk ilerleyen zamanlarda, büyüdükçe ve hatalar yaptığında bunun sorumluluğunu almakta ve düzeltmeye çalışmakta güçlük çeker. Hem kendi incindiğinde, hem başkasını incittiğinde suçu dışarıda arayan çocuk sosyal ilişkilerinde de güçlük çeker.

Olayın başka bir boyutu da şudur ki, çocuk aslında kendi sorumluluğunda olan bir çok şeyi iyi ya da kötü olarak ayırmaksızın sadece “başına gelen şeyler” olarak genelleyebilir. Bu durumda başarı da sadece “başına gelen bir şey”dir, onun sorumluluğu değildir ve başarmak için çaba harcamasına gerek yoktur.

Bu yüzden çocuğun başına kazara bir şey geldiğinde, durumu dışsal faktörlere bağlayan mesajlar vermek yerine sadece teselli etmekte fayda vardır. “İncindiğini, canının acıdığını biliyorum ama geçecek” deyip sarılmaktır aslında çocuğun ihtiyacı olan şey. O an birisinin acısını anladığını ve önemsediğini hissetmesi yeterlidir.Ayrıca çocuğun acısı, ağlaması, yakınması yatıştığında, olaydaki kendi sorumluluğunun ve ileride aynı durumda neden belki farklı davranması gerektiğinin sebep-sonuç ilişkisine dikkat çekerek altı çizilmelidir.

Yazar: Uzman Klinik Psikolog Gözde Şahin

Follow us on Social Media